Archive for the 'Türkiye’de Bilim' Kategori

Yeditepe Üniversitesi, biogenetik alanındaki çalışmalarıyla Amerika ve Avrupa’daki pek çok üniversiteyi geride bıraktı. Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü öğretim görevlilerinden Doç Dr. Mustafa Çulha’nın geliştirdiği buluş sayesinde dünyadaki bir çok salgın hastalık ve biyoterörizme yol açan biyolojik maddeler 10 saniye gibi çok kısa bir sürede teşhis edebilecek.

3 yıl önce, 20 milyon dolar yatırımla Yeditepe Üniversitesi’nde nano teknoloji ve genetik çalışmalarına başladıklarını söyleyen Çulha, “Dünyada çığır açacak buluşumuzla İngiliz, Belçika, Hollanda ve ABD’li bilim adamlarının önüne geçtik” dedi.

10 SANİYEDE TANI

Normal yöntemlerle, SARS, Kuş Gribi, şap, tüberküloz gibi insan sağlığı için çok tehlikeli olan salgın hastalıkların tanısı 48 saat ile bir hafta arasında değişiyor. Doç. Dr. Mustafa Çulha’nın geliştirdiği yöntemle bu süre 10 saniyeye iniyor. Yeni tekniği nanobiyo teknoloji kullanarak geliştirdiklerini söyleyen Çulha, “10 saniyede direkt örnekten mikroorganizmanın tanısını yapabiliyoruz. Tanıyı hızlı bir şekilde koymak pek çok hastalıkta hayati bir önem taşıyor. Eğer hastaya hangi ilacı vereceğinize karar veremezseniz, hastayı kaybedersiniz” dedi.

PATENT BAŞVURUSU

Yeni tekniğin patentini almak için başvuru yaptıklarını söyleyen Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin ise deriden insan kemiğine, kıkırdaktan hücreye kadar tıbbi alanda kullanılan çok sayıda malzemeyi üretebildiklerini söyledi.

Tersine beyin göçü

Devlet bursuyla ABD’ye giden Mustafa Çulha (sağda) ve Fikrettin Şahin, Türkiye’ye dönünce Yeditepe Üniversitesi‘nde dünyanın sayılı genetik ve nano teknoloji laboratuvarlarından birini kurmuşlar. Çulha, ABD’de göğüs kanserinin erken tanısı, biyosensörler ile biyomühendislik alanlarında çalıştığını söylüyor.

TÜRK MARKALARINA AR-GE DESTEĞİ

Türk şirketleri için de AR-GE yaptıklarını söyleyen Fikrettin Şahin, “Yeditepe Üniversitesi’nde Biyoteknoloji Enstitüsü’nü kurduk. Enstitümüz sağlıktan gıdaya, endüstriden tarıma kadar çok farklı alanlarda hizmet verecek. Klinik genetikten gen terapi ve kök hücre araştırma ve tedavilerine kadar pek çok alanda dünyada çığır açacak buluşlar üzerinde çalışıyoruz. Türk insanının kalıtsal hastalıklarını tespit etme şansına sahip olduk” dedi. Türklere özgü genetik hastalıkların tanısı ile genetik hastalıkların araştırma çalışmaları da yapılacağını söyleyen Şahin, Türk şirketlerine de araştırma ve geliştirme konusunda destek verdiklerini de ifade etti.
[kaynak]

TÜRK VE JAPON ARAŞTIRMACILAR KAFA KAFAYA VERİP BAKIN NE ÜRETTİLER

Türk ve Japon araştırmacılar, sudaki zehirli metalleri toplayan “sentetik kumaş” geliştirdi.

“Çevreci kumaş” hem suyu temizliyor hem de değerli metalleri geri kazandırıyor.

Türk ve Japon araştırmacılar, sudaki arsenik ve sülfat gibi zehirli metalleri toplayan “sentetik kumaş” geliştirdi. Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü ile Japon Atom Enerjisi Ajansı’nın birlikte yürüttüğü araştırma projesinde üretilen “kumaş”, sudaki arsenik, uranyum, nitrat gibi zehirli metalleri topluyor. Araştırmada, radyasyonla ışınlanan “kumaşlar”, hedeflenen metali suya kimyasal madde bırakmadan “kıskaç” gibi yakalıyor. Toplanan metaller daha sonra laboratuvarda ayrıştırılıp kullanılabiliyor. Araştırmacılar, hem suyu temizleyen hem de değerli metalleri geri kazandıran “çevreci kumaşın” patenti için Japon Patent Enstitüsü’ne başvurdu. Projenin Türk ortağı Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Olgun Güven, Japon bilim insanlarıyla 6 yıldır yürüttükleri projenin temelinde, literatürde “iyon değişimi” şeklinde bilinen sistemin yer aldığını belirtti. Güven, araştırmada plastik türleri arasında yer alan polietilenden üretilen “dokumasız sentetik kumaş” türünü kullandıklarını belirterek, ‘Bu kumaşlara toplanacak metale duyarlı malzemeyi radyasyonla ışınlıyoruz. Bu şekilde de tek bir metale hedefleniyor ve çekip alıyoruz” diye konuştu.

DEFALARCA KULLANILIR

Japonya’da denizde pilot düzeyde yürütülen projenin, Türkiye’de laboratuvar ortamında sürdürüldüğünü anlatan Güven, şu bilgileri verdi: “Baraj ve deniz suyu ile atık sulardaki zararlı metalleri toplayan bu sistemin en önemli özelliği, metal toplarken herhangi bir kimyasal madde salmaması ve kumaştaki metallerin sonradan ayrıştırılıp kullanılabilmesidir. Hem suyu temizliyor hem de değerli metalleri sonradan ayrıştırma şansı tanıyor. Diğer taraftan bu kumaşlar dayanıklı olduğu için tekrar tekrar kullanılabiliyor. Bu nedenle de oldukça düşük maliyetliler.” Güven, sudaki her tür metal için modelleyebildiklerini belirterek, “Şu sıralar altın çıkarma sırasında kirlenen sulardaki siyanürü toplamak için çalışıyoruz. Bunda da başarılı olacağız” dedi.[kaynak]

Tarihe geçecek deney!

Yazan admin on Cumartesi, Şubat 9th, 2008 in Dünya’da Bilim, Türkiye’de Bilim.

İnsanoğlunun en büyük hayallerinden biri olan ‘zamanda yolculuk’ gerçek mi oluyor?

İnsanoğlunun en büyük düşlerinden biri olan zamanda yolculuk 3 ay içinde gerçek olabilir.

Rus bilim adamları İsviçre’de yapılacak ve evrenin oluşumunu inceleyecek olan 9 milyar dolarlık deneyin bir zaman tüneline yol açacağını iddia etti.

2 Rus matematikçi, dün bilim gündemine damgasını vuracak bir açıklama yaptı ve “Mayıs ayında gelecekten gelen misafirler için hazırlanın” dedi. İşin aslı ise, fizik biliminin gizemli ayrıntılarında gizli. İsviçre’nin Cenevre kentindeki Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN), mayıs ayında bugüne kadar yapılmış en büyük fizik deneyini gerçekleştirecek. 4 milyar dolara malolan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (Large Hadron Collider, LHG) ilk kez denenecek. Bu deneyde, atomlar birbirlerine ışık hızına yakın bir hızla çarpışıtırılacak. Ortaya evrenin varolmasına neden olan “Büyük Patlama”nın ilk saniyelerinin küçük bir örneği çıkması bekleniyor. Böylece evrenin kökeniyle ilgili bilgi elde edilecek.

Bilim kurgu değil….

(more…)

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güden’den tarihi buluş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Güden, buluşuyla TÜBİTAK bilim ödülünü kazandı.

Güden, trafik kazalarında ölümcül yaralanmaları önleyen, patlama etkisini azaltan ve cerrahi operasyonlarda kemiklerin daha kolay kaynamasını sağlayan bir buluş yaptı. Güden buluşuyla TÜBİTAK bilim ödülünü kazandı.

Trafik kazalarında binlerce insanın hayatını kaybettiği ülkemizde, 40 yaşında bir bilim adamı ümit vaadeden bir buluşa imza attı. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Güden kazalarda ölüm ve yaralanma riskini düşüren projesiyle TÜBİTAK’tan bilim ödülü kazandı.

Güden’in ödüllü projesi, trafik kazalarında ölümcül yaralanmaları önleyip, patlamaların etkisini azaltan ve cerrahi operasyonlarda kemiklerin daha kolay kaynamasını sağlayan bir çalışma. ‘Hafif köpük yapıların, kolumsu yapılar içinde dolgu malzemesi olarak kullanılması” konulu çalışma, pek çok alanda hayati önem taşıyor.

Prof. Dr. Güden, köpük metallerin özellikle araba tamponu ve şasesi arasına konulmasıyla, kaza sırasında oluşan ”şok gerilmesinin emildiğini” söylüyor.

TÜBİTAK’ın desteklediği proje üzerinde çalışmayı sürdüren Prof. Dr. Mustafa Güden, projeyi tamamlayınca otomobil şirketlerine vermeyi planlıyor.

SamanyoluHaber

Kanamayı durdurucu ürün Ankaferd’e ruhsat almak için Avrupa ülkeleri sıraya girdi.

Hacettepe Üniversitesi Hematoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Haznedaroğlu ve ekibinin buluşu kanamayı durdurucu ürün Ankaferd’e ruhsat almak için Avrupa ülkeleri sıraya girdi.

Almanya, Hollanda ve İtalya, yüzyılın buluşu olarak tabir edilen Ankaferd’i hastalarında kullanmak için ruhsatlandırma işlemlerinin sonuna geldi. Amerika’da da kısa sürede satışlar başlayacak. Üretici firma taleplere yetişmek için stokları artırmaya çalışıyor. ‘Ankaferd’, üç ay içinde eczane raflarında yerini alacak.

Dünyanın en saygın bilim dergilerinden Blood Journal Abstract’ta yayınlanan ve kan kaybı ölümlerini azaltacağına kesin gözüyle bakılan Türk ürününün geliştirilmesi için çalışmalar sürüyor. Hacettepe Üniversitesi Hematoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Haznedaroğlu başkanlığında fareler üzerinde bir kısım testler yapılıyor. Dış kanamaları saniyeler içinde durduran ürünle ilgili hemofili hastalarında da başarılı sonuçlar alındı. İç kanamalar üzerindeki çalışmalar devam ediyor. Haznedaroğlu, ilacın yeni gelişmelere açık olduğunu söylüyor.

Ürün taleplerine yetişmek için gece gündüz üretim yaptıklarını dile getiren Trend Teknoloji İlaç AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Anıl Değer, yurtdışı anlaşmalara her gün yenilerini eklediklerini söylüyor. “Kısa süre sonra Amerika’da satışlar başlayacak.” diyen Değer, Almanya Köln’e bir şube açtıklarını, Türkiye’de de 682 hastaneyle anlaşma yaptıklarını belirtiyor. Değer’in verdiği bilgiye göre, acil sağlık hizmeti veren 500 ambulansa Ankaferd bulundurma zorunluluğu getirildi. Nisan ayına kadar da eczanelerde satışa başlanacak. Değer, büyük ürünlerle mücadele etmek için fiyatları yüksek tutacaklarına dikkat çekiyor.

ABD ordusunun kullandığı ilaçtan etkili

Ürünün geliştirilmesine büyük önem verdiklerini kaydeden Sağlık Bakanlığı uzmanları Ankaferd’in iç kanamalarda etkili olması halinde ilaç ruhsatı alabileceğini ifade ediyor. Uzmanlar “Kanı bu kadar hızlı durduran ürün dünyada ilk kez bizde üretildi. Başka örneği yok. ABD’de ordunun kullandığı ürün var; ancak onun etken maddesi bizim ürün kadar güçlü değil.” diyor.

Ankaferd, kocakarı ilacı; ama yan etkisi yok

Pıhtılaşma sorunu olan hastaların bile kanamalarını anında durdurabilen madde, tamamen bitkisel karışımlardan yapılıyor. Ankaferd, ısırgan otu, asma yaprağı, havlıcan, meyan kökü ve kekik bileşiminden hazırlanıyor. Hüseyin Cahit Fırat isimli bir kişinin ailesinden kalma formülle yaraları iyileştirmek için kullandığı, halk arasındaki tabiriyle kocakarı ilacı olan, ürünün bilinen bir yan etkisi yok. Kullanımı kolay olan ürün, tampon şeklinde uygulanıyor. Ürünü kullanan kişinin hekim olması gerekmiyor, herkes kanayan bölgeye uygulayabiliyor. Ampul şeklindeki ürünler ise ampulün kırılarak içindeki karışımın yaranın üzerine dökülmesi şeklinde kullanılıyor. Temizlenmesi gerekmiyor. İlaca verilen Ankaferd adı ise ‘anka’ ve ‘ferd’ kelimelerinin birleşmesinden geliyor. Anka, mitolojik bir dağ olan Kafdağı’nda yaşadığına inanılan mitolojik bir kuş. Osmanlı Türkçesinde ferd ise tek, bir, yekta, eşi benzeri olmayan manasında.

Samanyoluhaber

Türk profesörden harika buluş!

Yazan admin on Çarşamba, Ocak 2nd, 2008 in Türkiye’de Bilim.

Türk profesörden çevre felaketlerini önleyecek buluş.

İstanbul Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Oğuz Okay ve ekibinin su yüzeyindeki petrol ve türevlerini emen buluşu, bilim dünyasında heyecan yarattı.

Ağırlığının 25 katı petrol emen kauçuk esaslı sünger (sorbent) kazalar sonrası petrol atıklarını kısa sürede temizleyerek, çevre felaketlerini önleyecek.

PROF. Dr. Oğuz Okay ile doktora öğrencisi Deniz Ceylan’ın İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Polimerik Jeller Araştırma Laboratuvarı’nda geliştirdiği süper emici madde (sorbent), batmadan su yüzeyinde durarak gözenekleri ve moleküler yapısı nedeniyle sadece petrolü emiyor.

Denize yayılan petrol ve türevlerinin daha önce de mekanik olarak suyun yüzeyinden alınabildiğini belirten Prof. Dr. Okay, “Talaşı bile koysanız petrolü tutabilir. Ama petrolün tamamen sudan ayrılmasını sağlamaz.

Yeni ürettiğimiz sorbent, petrolü emiyor ancak deniz suyunu emmiyor. Altyapı çalışmalarımız 2000’de başlamıştı. 2001’de TÜBİTAK, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi ortak çalışmasıyla kauçuk esaslı emici bir sorbent üretip uluslararası patentini almıştık. Ancak emişi çok yavaştı. Petrol ve türevlerini 1 haftada emebiliyor ve tekrar kullanılamıyordu.

Geliştirdiğimiz yeni sorbentin ise 1 gramı 25 gram petrolü 1 dakika içinde emiyor. Bu ürünün patent başvurusunu da 2007 Mart ayında yaptık” dedi.

BOĞAZ’DA UYGULANACAK

Prof. Dr. Oğuz Okay, TÜBİTAK’ın 459 bin YTL ile destek verdiği projenin, İstanbul Boğazı’nda petrol bakımından tehlikeli bölgelerin saptanmasının ardından buralarda kullanılacağını söyledi. Büyük sorbentlerin bir geminin arkasına takılarak riskli bölgelerdeki petrol ve türevlerini toplayabileceğini belirten Okay, şunları söyledi: “Sorbent petrole doyduktan sonra denizden çekilerek bir makine yardımıyla sıkılabilir.

Geri verdiği petrol ve türevleri de bir depoda toplanır. Sorbent tekrar tekrar kullanılabildiği için çalışmalar hızlı bir şekilde tamamlanır.”

Prof. Dr. Oğuz Okay’ın buluşu ile ilgili makalesine, Amerikan Kimya Derneği’nin “Macromolecules” dergisi de yer verdi.

Yılda 2 milyar ton petrol denizden taşınıyor

Türk boğazlarından yılda yaklaşık 150 milyon ton petrol geçerken, dünya denizlerinde her yıl yaklaşık 2 milyar ton petrol taşınıyor. Kaçınılmaz olarak deniz kazaları da meydana geliyor.

Son bir ayda Rusya ve Güney Kore’deki petrol tankeri kazalarında yaklaşık 20 bin ton ham petrol denize yayıldı. Petrolün çevredeki canlıların yaşamını etkilemesini setlerle engellenmeye çalışıldı. Ama yeteri kadar başarılı olunamadı.

Haber7

Bilim Adamlarımızın Büyük Başarısı

Yazan admin on Çarşamba, Ocak 2nd, 2008 in Türkiye’de Bilim.

Türk bilim adamlarından göğsümüzü kabartan teknolojik üretim: Gen tabancası

Türk bilim adamları, dünyada sadece birkaç üreticisi bulunan bitki ve hayvan biyoteknolojisi çalışmalarında kullanılacak ‘gen tabancası’ üretti.

Yeni teknoloji, bitkilere ve hayvanlara gen transferi yoluyla direnç kazandırmaktan, ”yenilebilen aşı” çalışmalarına kadar pek çok çalışmada kullanılacak.

ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Avni Öktem, projelerinin üç yıl önce başladığını ve TÜBİTAK-TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) ve KOSGEB tarafından da desteklendiğini söyledi.

Gen silahının, canlı hücrelere gen aktarabilmeye yaradığını anlatan Öktem, silahın tek ya da çok hücreli organizmalarda başarıya ulaştığını bildirdi.

Gen tabancasının BİOLAB Firması ile ortak yürütülen bir çalışma sonucunda iki yıl süren AR-GE çalışmaları ile 10 kişilik bir ekip tarafından üretildiğini anlatan Öktem, gen tabancasının ticarileşmesi için ODTÜ Teknopark’ta bir firma kurduklarını belirtti.

Gen tabancasının dünyada sadece bir kaç firma tarafından, Türkiye’de ise ilk kez ODTÜ ve BİOLAB şirketi ortaklığı ile üretildiğini ifade eden Öktem, şunları kaydetti:

(more…)



Site Durumu