May 21 2009

Domuz gribi (H1N1 virüsü) nedir?

Published by admin at 01:35 under Sağlık

998 kere okundu

h1n1İnfluenza adı altında incelenen çok sayıda virüs, gerek insanlarda gerekse hayvanlarda hastalığa sebep olmaktadır. H1N1 tipi olan virüs, virüslere ait genlere ek olarak insana ve domuza ait genlerde içermektedir.

Bu sebeple yarattığı enfeksiyon domuz gribi olarak adlandırılmıştır. İlk olarak 1998 yılında keşfedilen bu virüs, A.B.D. ‘de 2005-2009 yılları arasında 12 kişiyi enfekte ederek hastalığa sebep olmuştur. Bugüne kadar hafif hastalık tablosuna yol açan bu virüsün genetik yapısında meydana gelen değişiklik, hem insan hem domuz genleri içermesi, Nisan ayından itibren aynı anda birden fazla ülkede salgına yol açmıştır. 26 Nisan 2009 ’da A.B.D.’de Halk Sağlığı Acil Durumu ilan edilmiştir.

29 Nisan 2009’da Dünya Sağlık Örgütü pandemi derecesini 4 den 5 e çıkarmıştır. 7 Mayıs 2009 tarihinde yayınlanan verilere göre*, Nisan ayında tespit edilen toplamda ilk 643 hastanın bulguları incelendiğinde, hastalık 3 ayluk bebeklerde görülebildiği gibi, 81 yaşında da görülebilmektedir. Hastaların %60’ını 18 yaşından küçükler oluşturmaktadır. Hastaların %18 ‘i son zamanlarda Meksika’ya seyahat etmiş, %16’sı da okul kaynaklı virüsü kaptığı belirlenmiştir. En sık olarak ateş, öksürük ve boğaz ağrısı şikayeti ile doktora başvuran hastaların dörtte birinde kusma ve ishalinde olduğu görülmüştür. Ayrıca baş ağrısı ve kas ağrısıda hastaların yakınmaları arasında olduğu görülmüştür. Hastaların çoğu iyiyleşmiştir. Ancak 2 hasta hayatını kaybetmiş, 4 hastada da solunum yetmezliği belirlenmiş, 11 hastada da zatürre (pnömoni) tespit edilmiştir.

Bu kadar hızlı yayılan bir virüsün insandan insana geçebildiği düşünülmektedir. Kuluçka döndemi (inkübasyon periyodu) 2 ile 7 gün arasından olan bu virüs, genellikle şikayetler ortya çıkmadan önce bulaştırıcı olmaya başlar ve bir hafta kadar devam eder. Geniş bir klinik spektruma sahip olan bu virüs genelde ölüme sebep olmamakla birlikte, hastalığa bağlı olarak gelişen ikincil enfeksiyonlar (bakterilerin sebep olduğu zatürre gibi) nedeniyle hastanın yaşamı tehlikeye girmektedir. Özellikle 5 yaşından küçükler, 65 yaş üzeri kişiler, kronik hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi zayıf bireyler H1N1 virüsü için risk grubunda olduğuna inanılmaktadır.

Ne yapmalı?
Son zamanlada ateş, boğaz ağrısı, öksürük gibi şikayetleriniz varsa ve tedaviye rağmen geçmiyorsa real tiem RT-PCR adı verlen tahlili yaptırabilirsiniz. Konu ile ilgili olarak dünya sağlık örgütünün sitesinden tetkik ile ilgili teknik bilgi detarylı olarak alınabilir. http://www.who.int/csr/disease/swineflu/swineflu_guidance_labs_20090425.pdf Tedavisinde virüslere karşı kullanılan antiviral ilaçlar, dünya sağlık örgütünün internet sitesinde mevcuttur. Bu ilaçların kullanımı mutlaka doktor kontrolü ve önerisi ile yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki uygunsuz ilaç kullanımı, ilaca dirençli virüs gelişmesine sebep olabilir.

Nasıl korunmalı?
Virüsün geçişinin öksürme ve ishal neticesinde olduğu düşünülmektedir. Bu sebeple solunum yolu ve mide-bağırsak salgı ve dışkıları ile temas edilmemesi en önemli korunma yöntemidir. Ellerin sık sık sabunla yıkanması da en önemli koruyucu önlemlerden biridir. Konu ile ilgili ek gelişmeler Amerikan Hastalık Kontrol Dairesi’nin sitesinden takip edilmelidir.[1]

Yorum yaz

Trackback URI | Comments RSS

Benzer Yazılar

Leave a Reply